Ana Sayfa

201207190453_ramazan3

Ve dahi orucun farz olduğuna delil “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı” (Bakara 2/43) âyet-i kelimesidir.

Ve orucun farzı üçtür:

1. Niyet etmek,
2. Niyetin evvel ve âhir (son) vaktini bilmek,
3. Şafak yeri ağarmazdan evvelce vaktinden tâ gün batıncaya kadar orucu bozan şeylerden kendini hıfz etmek (korumak).

Ve dahi yedi nefer kimse orucu şer’an yer:

1. Hasta,
2. Müsafir,
3. Hayız,
4. Nifas üzere olan hatun,
5. Gebe hatun -kudreti yetmezse-,
6. Emzikli hatun -çocuğuna zarar olursa-
7. Şeyh-i fâni (çok yaşlı kimse).

Ve dahi oruç tutanlar üç nevidir:

Cahiller(in) orucu, âlimler(in) orucu, enbiyaların) orucu. Cahiller orucu; yemezler, içmezler, cima etmezler, gayrı masiyeti (diğer günahları) işlerler.

Âlimler orucu; yemezler, içmezler, cima etmezler, gayrı masiyeti de işlemezler.

Enbiya orucu; onlar şüpheli olan şeylerden kaçarlar.

Oruç tutanların bayramı üç nevidir:

Cahiller(in) bayramı, âlimlerin) bayramı, enbiya ve evliya(nın) bayramı.

Ve cahiller bayramı; akşam oldukta iftar ederler, istediklerini yerler ve içerler, “bizim bayramımız budur” derler.

Âlimler bayramı; akşam oldukta iftar ederler, “eğer Âllahu azimü’ş-şan tuttuğumuz oruçtan razı oldu ise bizim bayramımız budur, eğer razı olmadı ise bizim halimiz nice olur?” deyü tefekkür ederler.

Amma enbiya ve evliya bayramı rü’yetullahtır (Allah’ı görmektir), onlar Allahu azimü’ş-şan’ın rızasına müştakdırlar.

Ve dahi oruç tutmanın on bir faidesi vardır:

1. Cehennem’e kalkan olur,
2. Sâir ibadeti kabul olur,
3. Bedeninin zikri olur,
4. Kibri kırar,
5. Ucbu (kendini beğenmişliği) kırar,
6. Huşûu ziyade eder,
7. Sevabı, mizanı (tartıyı) doldurur,
8. Allah Taâlâ ol kulundan razı olur,
9. İman ile vefat ederse Cennet’e erken dahil olur,
10. Kalbi nurlanır,
11. Aklı nurlanır.

  ilminfazileti_1404734004159 images34EVDSIY13297402818171933612023450-51216_114755311970382_114753378637242_65032_1338_b

RUHUL FURKAN CİLT 1 SAYFA 135-136

TENBİHÜ’L – GAFİLİN isimli meşhur eserde ve bazı kitaplarda zikredildiğine göre,bir kere Hatemi Zahid Hazretleri,Asım İbn-i Yusuf hazretlerinin yanına girdiğinde Asım (kuddise sırruhu) ona : ”Ey Hatem ! Namaz kılmayı güzel becerebiliyor musun?” diye sordu. O da ”Evet” dedi.Bunun üzerine Asım (kuddise sırruhu):”Peki nasıl kılıyorsun?” dedi. Buyurdu ki: Namaz vakti yaklaşınca,abdestimi sünnet vechi üzerine tazeliyorum sonra,namaz kılacağım yere gelip dikiliyorum ta ki her uzvum yerleşiyor,Kabe’yi iki kaşımın arasında, makam-ı İbrahim’i göğsümün hizasında,Allahü Tealayı mekandan münezzeh (pak ve uzak) olduğu halde başımda hazır,kalbimdeki her şeyi bilir olduğu halde görüyorum.Sanki ayağım sırat köprüsünün üzerinde cennet sağımda,cehennem solumda,ölüm meleğinide arkamda hissediyorum ve kılacağım namazın son namazım olduğunu zannediyorum sonra,ihsan ile (Mevla’yı görür gibi) iftitah (başlama)tekbirini alıyorum,düşüne düşüne okuyorum,tevazu ile rukua eğiliyorum,tazarru ile (Allah’a celle celalü yalvararak) secdeye kapanıyorum.Sonra tamamıyla oturuyor,ümitle teşehhütte bulunuyor,(tahıyyat okuyor) sünnet üzere selam veriyorum.Sonrada o namazı ihlasa teslim ediyor, korkuyla ümit arası kalkıyorum ve bu hal üzere sabra devam ediyorum”

Bunu duyan Asım(kuddise sırruhu) Hazretleri:”Ey Hatem! senin namazın böylemi” dedi O’ da: ”Evet,otuz senedir böyle kılıyorum”deyince Asım (kuddise sırruhu) Hazretleri ağlayarak:”Ben daha bu zamana kadar hiç  böyle bir namaz kılamadım ”dedi.

DEĞERLİ KARDEŞLERİM VE GÖNÜL DOSTLARIM:
ZİYARET ETMİŞ OLDUĞUNUZ www.ruhulfurkan.com ve www.ruhulfurkan.info SİTELERİ ŞAHSIM TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.
AMACIM BU EŞSİZ ESERİN TANITILMASINA,OKUNMASINA VE DAĞITILMASINA BİR NEBZEDE OLSA KATKIMIN OLABİLMESİ.
DEĞERLİ OLANLARLA DEĞER BULABİLMEKTİR AMACIM.
UMULUR Kİ:DEĞERLİ ŞEYHİMİN TECELLİSİNE MAHZAR OLABİLEYİM.

SEN HANGİ BAĞIN GÜLÜSÜN ?’

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.
ESSELATÜ VESSELAMÜ ALEYKE YA RASULULLAH
ESSELATÜ VESSELAMÜ ALEYKE YA HABİBULLAH
ESSELATÜ VESSELAMÜ ALEYKE YA NEBİYULLAH

SİYER-İ NEBİDEN KESİTLER 
: www.ruhulfurkan.info

mahmut ustaosmanoğlu

Asrın Müceddidi Mahmud Usta OSMANOĞLU

YA RABBİ;İBADETLERİMİZİ MAKBUL EYLE,DUALARIMIZI ULEMALARININ,EVLİYALARININ,SAHABELERİNİN,HALİFELERİMİZİN VE PEYGAMBERLERİMİZİN DUALARI YANI SIRA KABUL EYLE…
KABUL OLUNAN AĞIZLARDAN KABUL EYLE ….KABUL OLAN KALPLERDEN KABUL EYLE… BİZİ,ANNEMİZİ,BABAMIZI,KARDEŞLERİMİZİ,ARKADAŞLARIMIZI,AKRABALARIMIZI MAHSUN ETME ALLAHIM…

mahmut-ustaosmanoğlu-5

Asrın Müceddidi

MÜSLÜMANLARI MAHSUN ETME ALLAHIM,AĞLATMA ALLAHIM,ZULUME UĞRATMA ALLAHIM,EBREHENİN ORDUSUNA NE YAPTIYSAN MİSLİYLE YAP ALLAHIM…DÜNYANIN ÜBÜR UCUNDA BİR MÜSLÜMAN KARDEŞİM AĞLADIĞINDA BURADA YÜREĞİMİZ PARÇALANIYOR.SEN ZALİMLERE,KAFİRLERE,MÜNAFIKLARA FIRSAT VERME ALLAHIM…

ALLAHIM ACİZ OLAN BİZ,ACİZ OLAN İHVANLAR OLARAK,MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİ SANA EMANET ETTİK ALLAHIMMMMMM.
EMANETİMİZ EMANETÇİMİZ OLAN RABBIMIZADIR…

YARABBİ BU MÜBAREK GÜNLERDE MÜSLÜMAN KARDEŞLERİME EZİYET EDENLERE SEN FIRSAT VERME.ISLAHININ EN GÜZELİYLE,LAYIK GÖRDÜĞÜN ŞEKİLDE SEN ISLAH EYLE.
YANLIZ SANA KULLUK EDER,YALNIZ SENDEN İSTERİZ ALLAHIM.
BİZİ ZALİMLERİN ELİNE DÜŞÜRME…ACİZ OLAN BİZ KULLARIN SADECE SENDEN RAHMET DİLİYORUZ.BİZLERİ MERHAMET YOKSUNLARININ ELİNE DÜŞÜRME ALLAHIM…

5 VAKİT NAMAZLARIMIZ DA DUALARDA BULUŞMAK TEMENNİSİYLE…
ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN….AMİN

Ruhu’l-Furkan
Mahmud Efendi Hazretlerinin en hacimli eseri, Ruhu’l-Furkan adlı natamam tefsirdir. Tefsir “rivayet” tarzına daha yakındır. Fakat eserde yer yer “işari” manalara da rastlanmaktadır. Ruhu’l-Furkan, içerisinde fıkhi meseleleri barındırması cihetiyle “ahkam tefsiri” özelliğini de taşımaktadır.

Mahmut Usta OSMANOĞLU

Asrın Müceddidi

Tefsirde önce ayetlerin kelime anlamları verilmekte, sonra mealleri, ardından da tefsirleri yapılmaktadır.
Ruhu’l-Furkan’da fıkıh, kelam, tasavvuf gibi temel İslami disiplinlerle alakalı meselelerin derinlemesine tahlil edilmesi, Mahmud Efendi Hazretleri’nin İslami ilimlerdeki derinliğini ortaya koyması açısından ayrıca önemlidir.
Mahmud Efendi Hazretleri tefsirinin mukaddimesinde niçin böyle bir çalışmaya başladığını açıklarken şunları söylemektedir: “Kur’an-ı Azimu’ş-şan’ın manasının kelime kelime anlaşılmasına çok hevesli olduğumuz sohbetlerimize iştirak eden kardeşlerimiz tarafından yakinen bilinmektedir.
Nice büyük alimler, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir ederek, bu büyük kitabın manasını anlama hususunda milletimizin ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Bu yüzden ziyade aciz olan bu kardeşiniz böyle büyük bir işe girişmeyi bu zamana kadar düşünmüş dahi değildi. Ancak hicri 1407 senesi şaban ayının Beraat gecesinde Ravza-i Mutahhara’da bulunduğumuz sırada Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem tarafından vaki olan manevi bir işaretle, bu mühim işe başladık ve yukarıda geçtiği gibi kelime-kelime mana verilmesine ziyade ihtimam göstererek yola çıktık.”
Tefsir yazımının tedris ve irşat faaliyetleri ile birlikte yürütüleceğini, bu yüzden eserin tamamlanmasının uzun bir zaman alacağını söyleyen müellif, okurlarından bu özrünün kabulünü istirham eder.Halen yazımı devam eden tefsirin Şu anda 18.cildi basılmıştır.Eserin 30 cildi aşacağı kuvvetle muhtemeldir.

efndihz3ustaosmanoğlu2